Amerikan Sinemasında Yeni Bir Akım

Thu 07, February 2013 Kategori Köşe Yazıları


Melik Fırat Yücel
mfy23@hotmail.com
Son haftalarda Amerikan Sinemasında, Kölelik anlayışına ve ırk ayrımına dikkat çeken yapımlar boy göstermeye başladı.

Geçtiğimiz hafta, ''Zincirsiz'' (Django Unchained) filmi vizyona girmişti.

Filmde Köle Django’nun şiddet dolu geçmişi, onu ödül avcısı Alman avcı Schultz’la karşı karşıya getirir. Schultz, Güney’in en aranan suçlularını, bir zenci olan Django’yla birlikte aramaya karar verir.
Django’nun hedefi köle ticareti yüzünden kaybettiği eşi Broomhilda’yı bulmak ve kurtarmaktır.

Beyaz Almanla uğradığı her kasabada zenci olduğu için hor görülen bu köleyi, beyaz Amerikalılara kabul ettirmek ne mümkün: bir zencinin ata bindiğini görenler hayretler içinde kalıyor; aynı ortamda bulunmayı kabullenemiyorlardı.

Yine aynı hafta Zencilere bakışı kısmen de olsa ön plana çıkaran ''Çatlak Film'' (Movie 43) beyaz perdeye merhaba dedi. Çatlak Film, birbirinden bağımsız 11 kısa filmin biraraya getirilmesinden oluşan absürt bir komedi filmi.
Bu 11 filmden birinde, beyazların, siyahlara karşı mücadelesini konu edinen bir futbol maçı üzerinden, zencilerin Amerikan toplumuna kabullendirilmesi canlandırılıyor.

Son olarakta bu hafta uzun süredir merakla beklenen ve 19. yüzyılda Ameriken tarihinda kara bir leke olarak görülen ırk ayrımının konu alındığı ''Linkoln'' adlı film görücüye çıktı.

Lincoln, ABD’nin 16. başkanı olan ve 1861-1865 arasında yaşanan ırkçı iç savaşa öncülük eden Abraham Lincoln’un yaşadıkları ve bu savaşı sonlandırma isteğinin konu edildiği bol diyaloglu bir biyografi film.
Steven Spielberg’ün yönettiği filmde, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Lincoln’ü, Daniel Day Lewis canlandırıyor.
Filmde savaş tüm ulusu ikiye ayırmıştır ve sert değişim rüzgârları esmektedir. Lincoln savaşı sona erdirmek, ülkeyi birleştirmek ve köleliğe son vermek için bir hareket plânı tasarlar.

Linkoln'un 19. yüzyılda, gelecek nesillerin kaderini değiştirmek için girdiği bu yol; İslam Peygamberinin (S.A.V) daha 7. yüzyılda, veda hutbesinde köleliği kaldırmasını akıllara getiriyor.
Amerikanın şimdilerde yüzleştiği kölelik anlayışını, İslam dini daha 14 yüzyıl önce kaldırmış.
Peygamberimiz (S.A.V) 7. yüzyılda, veda hutbesinde; "Rabbiniz birdir. Arabın Arap olmayana, siyahın beyaza, beyazın siyaha üstünlüğü yoktur. Üstünlük takva iledir'' buyurmuştur.
İslam Peygamberi (S.A.V) veda hutbesindeki bu sözleriyle, ırkçılığı tamamen men etmiş. Bu sözle dünya üzerindeki bütün insanların eşit olduğu anlatılıp, insan hak ve hürriyetleri tavan yaparken;
Medeniyetten söz eden Batı dünyasının 19. yüzyılda sürdürdüğü siyahileri hor görme anlayışı, insanlığın bir daha Peygamberimizin o günlerde çizdiği medeniyet seviyesine yükselemediğini gösteriyor.

İslam Dini'ni gericilik olarak görenlere bir tokat niteliğinde olan o peygamber kelamı (Arabın Arap olmayana, siyahın beyaza, beyazın siyaha üstünlüğü yoktur) daha bu gün yeni bir toplumsal dönüşümmüş gibi Amerikalı sinemacılar tarafından işleniyor.
Siyahi bir Başkanın Beyaz Saray'da olmasının, Amerikan Sinemasına böyle bir fikir akımını getirdiği ihtimali de gözden kaçırılmamalı...
Son Guncelleme: -/-
  • Ziyaret: 1851
  • (Suanki Oy 3.0/5 Yildiz) Toplam Oy: 1
  • 1 0


Yazarın Diğer Yazıları



Kusursuz Bir Film: Parker
''Kara'' Efsanesi Geri Döndü
2012'nin Sonunda Sıradışı Bir Film: 'Htr2b: Dönüşüm'