Erdem, Tütüneker ve Demiriz hakkındaki iddianame kabul edildi

Fri 23, December 2016 Kategori Spor
İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) "futbol yapılanması"na yönelik soruşturma kapsamında, eski futbolcular İsmail Demiriz, Arif Erdem ve Uğur Tütüneker hakkında "silahlı terör örgütüne üye olmak" suçundan 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianameyi kabul ederek, ilk duruşmanın 14 Şubat'ta yapılmasına hükmetti.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu savcılarından Mehmet Şenay Baygın tarafından Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) "futbol yapılanması"na yönelik soruşturma kapsamında hazırlanan ve mahkemeye gönderilen 92 sayfalık iddianame üzerindeki inceleme işlemi tamamlandı.

İddianamenin kabulüne karar veren İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu sanık İsmail Demiriz'in bu halinin devamına, hakkında yakalama kararı bulunan Arif Erdem'in infazının beklenilmesine karar verdi.

Heyet, ilk duruşmanın 14 Şubat'ta Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayında yapılmasını kararlaştırdı.

İddianameden
İddianamede, şüpheli Arif Erdem'in firari olarak arandığı, şüpheli Demiriz'in tutuklandığı, Tütüneker'in hakkında adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakıldığı anımsatıldı. Tanıkların ifadelerine yer verilen iddianamede, şüpheliler hakkında ''silahlı terör örgütüne üye olmak'' suçundan ayrı ayrı 7,5 yıldan 15'er yıla kadar hapis cezası talep edildi.

İddianamede, örgütte uzun zaman ''imamlık'' yapan, örgüt adına futbol camiası ile temas kuran ve 2010'da yaşanan Mavi Marmara hadisesinde Fetullah Gülen'in söylemleri nedeniyle örgütten bağını kopardığını anlatan Sait Alpsoy'un, 26 Ocak'ta alınan ifadesine yer verildi. Alpsoy ifadesinde, FETÖ soruşturması kapsamında haklarında dava açılan eski futbolcular İsmail Demiriz ve Uğur Tütüneker ile 2000'de tanıştığını, bu vesileyle yine hakkında FETÖ'den dava açılan eski futbolcu Arif Erdem ile daha sonraları da futbolcular Hakan Ünsal, Emre Belözoğlu ve Okan Buruk ile tanıştığını, bu kişilerle sohbet toplantıları yaptığını kaydetti.

Futbolculara sohbet vermek için cemaatin Antalyalı bir kişiyi görevlendirdiğini ancak futbolcuların bu kişiden maddi menfaat kaynaklı rahatsız olduklarını kendisine söylediklerini aktaran Alpsoy, bir süre "cemaatin üst kadroları"na bilgi vermeden bu sohbet toplantılarında onlara hocalık yapmaya devam ettiğini, akabinde bazı iş adamları ile tanıştığını ifade etti.

Alpsoy, "Belli bir ekonomik güce sahip elit tabaka olarak adlandırılacak iş adamları ile sohbet toplantılarına geldiler. Bu toplantılar yine cemaatin bilgisi haricinde gerçekleşti. Oturmuş sohbetlerimiz 2000 yılında başladı, daha sonraki yıllarda TUSKON Başkanı Rızanur Meral ve soyadını hatırlamadığım çelik tencere firmalarından birinin sahibi olan Ahmet isimli şahıs da bu toplantılara dahil oldu. Ayrıca yine Bağdat Caddesi'nde inşaat işiyle iştigal eden 28 Şubat sürecinin karakterlerinden Ali Kalkancı'nın eşi Emine Kalkancı'nın babası tarafından kardeşi olan erkek de bu toplantılara katıldı. Bu şahıs paralel mensubu değildi." bilgisini verdi.

"Sohbetlere FB-BJK'den katılan olmadı"
Sait Alpsoy, örgütün İstanbul il imamı Ahmet Kara'nın, bu sohbetlerden haberinin olmasının ardından, iş adamları ve futbolcular ile sohbet etmenin şüphe doğurduğunu ifade ettiğini anlatarak, şunları aktardı:

"Samimiyeti artırıp ilerleyen tarihlerde kendime ait bir cemaat kuracağımı söyleyenler olmuş. Ahmet Kara'nın yardımcısı olan Soner isimli şahıs beni araştırmış, hakkımda dosya hazırlamış ve sunmuş. Genel yaklaşımlarından dolayı işin içerisinde para olmasından kaynaklı ben konulardan uzaklaşmaya başladım. Amacım tamamen diniydi. Bu sırada futbolcular ile sohbetlerin devam ettiği esnada İstanbulspor futbolcuları için de bir sohbet başlattık. Bu sohbete de Sarı İsmail önayak oldu. Sohbete katılan futbolculardan hatırladığım isim yok. Fakat Fenerbahçe ve Beşiktaş'tan katılım gösteren olmadı, ders de düzenlemedik. Zaten FB ve BJK'den cemaat adına kazanılmış kimse de yoktu."

Örgütten gizli yaptığı toplantılar nedeniyle Ahmet Kara tarafından cemaatten dışlandığını iddia eden Alpsoy, futbolcularla yaşadıklarını da şöyle anlattı:

"Arif Erdem bir tarihte bana kız arkadaşı ile geldi, o bayan ile evlenmesinin uygun olup olmayacağını danıştı, aynı şey Emre Belözoğlu ile de yaşandı. 2006 yıllarında Emre Belözoğlu beni aradı, eşi ile imam nikahlarını kıymamı istedi, ben de evlerine gidip imam nikahlarını kıydım. 2009 yılında Emre Belözoğlu benimle tekrar irtibat kurdu. Emre, cemaatten hiçbir hizmet alamadıklarını, bundan dolayı herkesin uzaklaştığını söyledi. Kendisinin teklifi ile cemaate bilgi vermeden kendisinin ayarlayacağı toplantılarda hocalık yapmamı istedi. Kabul ettim. Ancak cemaatin haberi oldu ki Emre bir anda ortalıktan kayboldu, hiçbir sohbet yapamadık.

Türk Milli Futbol Takımı'nın 2002 Dünya Şampiyonası'nda üçüncü olmasının ardından cemaate yakın futbolcuların aldığı teşvik priminden bildiğim kadarıyla 200 veya 500 bin dolar bir araya getirildi. Ben bu paranın temsilci bir futbolcu vasıtasıyla bizzat Fetullah Gülen'e götürülmesinin daha uygun olacağını söyledim. Arif Erdem, bu parayı götürdü, sundu. Gülen kabul etmedi, sonrasında Arif Erdem'in Gülen'in yardımcısı olan Cevdet Türkyolu'na 'Ya bu parayı alırsınız ya da ben bunu camdan dışarı savuracağım.' dediğini, bunun üzerine Türkyolu'nun da parayı aldığını, Gülen'in de bu durumdan memnuniyet duyduğunu Arif'e söylediğini biliyorum."

Öte yandan, şüpheli Hakan Şükür hakkında daha önce aynı konuyla ilgili Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yürütüldüğü, bu nedenle Şükür hakkındaki dosyanın ayrıldığı ve savcılıkça bu şüpheli hakkındaki dosyaya ilişkin yetkisizlik kararı verilerek, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği öğrenildi.
AA
Son Guncelleme: -/-
  • Ziyaret: 179
  • (Suanki Oy 0.0/5 Yildiz) Toplam Oy: 0
  • 0 0